Yaşlılığı başladığın yere geri dönme korkusu olarak tanımlayanlar var. Acaba yaşlılık bütün bildiklerimizin, hissettiklerimizin aksine, başladığın yerden çok uzaklaşmak değil midir yani eğer başladığın yere geri dönmek bu dünyadan hiç olmadığın bir zamana gitmekse ‘’ÖLÜM’’ başlangıçtan en uzak olan safha olmalı bence. O halde iç gıdıklayıcı sohbetlere kendini teslim etmiş, bitimsiz hazlar yaşamış, mütemadiyen ruhunu […]
İnsanlık tarihi; savaş, istila, göç, yıkım ve toplu kıyımların sayısız örneklerinin olduğu bir tarih. Öldürmenin, öldürtmenin yöntem ve tekniklerini değiştirmiş, gittikçe daha büyük kıyımlar gerçekleştirmiş insan;kan kokusunu bahar ayının getirdiği tüm kokulara ,yaz aylarının sıcaklığına,deli gibi yağan bir yağmur sonrası toprak kokusuna yeğ tutmuş. Ölümün soğuk yüzü ölümsever insanın diğer yüzü olmuş.Önceleri bir ölüsüne ağlayan […]
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ,kent gözünü kendine açar. Doğusunda Tamara’nın hasretiyle yanmış Van, kuzeyinde acıdan içi matem yerine dönmüş, siyahlara bürünmüş ve ancak karasıyla kendini tanıtan Batman; güneyinde ise kaçak yaşanan aşkları ve çokça içilen çayları ile Şehr-i Nuh….. Bu şehrin kadınları bir kekliği, erkekleri bir aslanı andırır gibi davul zurna eşliğinde harkoşte, […]