Promethus ve Kawa’dan Gelen Ateş: NEWROZ

Uygarlığın sıçrama noktasını ateşin evcilleştirilmesinde görebiliriz. Günümüz teknolojik modern toplumunun şu aşamadaki gücü ve cazibesini ateş sağlamıştır.

Bu duyular âlemi ya da sekülerleşen toplum koşullarında ateşin enerjisini iliklerimize kadar hissediyoruz. Sadece seküler anlamında değil, aynı zamanda kutsal semavi dinlerde ve mitolojide de önemi her zaman vurgulanmaktadır. Ateş hemen hemen her semavi dinlerde kutsallığını korurken; cehennem günahlı insanların günahlarından arınması için öteki dünyada bir arınma banyosu olarak karşımıza çıkmıştır. Suçlu ve günahlı insanların o ateşin yaratacağı korkunç acılarla ancak duruluğa ulaşacaktır. Zerdüştlükte ateşin önemsenmesi ve kutsal bir kavram olarak algılanmasının temelinde bu dini ve psikolojik ritüellerin varlıkları söz konusudur. Ateş sadece günahlı insanları arındırmakla kalmayıp aynı zamanda insanların yaşamsal varlığına da damgasını vurur. Evcilleştirilmiş ateş en önemli buluştur. Ve bu özelliğini, insanlık tarihi boyunca, hissettirecektir. Ateşin etkisi dinsel ve dünyevi alanla da sınırlı değildir.

Bu mecrada söz ateşten bu denli açılmışken; Yunan mitolojisinde Prometheus’un macerasını da kesinlikle atlamamak gerek. Büyük gücün sembolü olan ateş acımasız tanrı Zeusun elindedir. İnsanlığın bu büyük ateş gücüne karşı boyun eğmekten başka bir alternatifi de yoktu. Uzun yıllar bu trajik evren süreci tıkır tıkır işledi. Huzuru isyanda bulan, yarı tanrı ve insan olan “ Devrimci Prometheus” baskıcı ve dayatmacı yönetimin temsilcisi olan tanrı Zeus’un tsunami dalgası gibi kıyıya vurmasını istiyordu. Ateşi Zeus’un elinden alıp, duyular âleminin en yetkin ve yüce varlığı olan insana vermesi gerekiyordu. Tanrı Zeus gökyüzündeki yatağında güzellik uykusunda mışıl mışıl uyurken, yarı tanrı yarı insan figürüyle karşımıza çıkan “devrimci Prometheus” zorba Zeus’un elindeki ateşi çalarak tarihsel anlamda insanlığa en faydacı eylemini gerçekleştirmiştir. Gelen ateşin yaratığı aydınlıkla karanlık dönemler geride kalmıştır. Despotizim ve tiranlığın karanlık gölgelerinden kurtulan insanlar Prometheus’un kendilerine verdiği ateşle aydınlanma sürecine girmiştir. İnsanlar ateşin aydınlatıcı ve enerjik gücüyle, doğaya ve topluma yön verme telaşını yaşadı. Bu ateş günümüz modern toplumlarının, modern bilimlerinin de kaynağını oluşturmaktadır.

Günümüz toplumlarında halen varlığını sürdüren Newroz geleneği tüm görkemiyle canlılığını korumaktadır. Tarihsel kökleri en eski Mezopotamya uygarlıklarına dayanan Newroz bayramını tüm Mezopotamya halkları tarafından kutlanmaktadır. Doğu mitolojisinde de Yunan mitolojisi gibi huzuru isyanda ve ateşte bulan bir öykü vardır. Demirci Kawa, zalim kral Dehak’a karşı vermiş olduğu çetin mücadele sonucu halkının özgürlüğünü en iyi şekilde savunmuştur. Zalim Dehak kapalı alanda tutuğu halklara sistematik bir şekilde eziyet edip, ölüme mahkum etmektedir. Demirci Kawa’da tıpkı Yunanlı “ Devrimci Prometheus” gibi ateşin aydınlatıcı ve enerjik gücünü kullanarak, demire şekil vererek kapalı alandaki halkları özgürlüklerine kavuşturmuştur. Bu yüzdendir ki Newroz, Tiranlığın ve Zeus’ların hükümdarlıklarına son vermedir. Newroz zalimin zulmüne son verme sevincidir. Ve yenilenerek baharda doğma heyecanıdır.

Yorum yazabilirsiniz...