PAPATYA CUMHURİYETİ

Bu konu İsmet Nakipoğlu tarafından, Mart 28, 2009 tarihinde ve Yazılarımız başlığı altında açılmıştır..

imag0025.jpg
Yer: Siirt, Deyr mevkii Bağlarının Botan vadisine gözünü kırparken papatyalarını yerküre sunağı olan toprağından cömertçe sunduğu; baharların düşsel olabileceği kadar gerçek olabileceğine de göndermeler yaptığı ânlardan. Tarih.08-04-2007

Bu görüntü karşısında papatya adedince sarı ve beyaz mutluluklar katlanıyor. Gök en düşsel maviliğinde papatya rengindeki ışıklarını salarken; papatyalar adedince göz bebeklerimden papatyalar tomurcuklanarak fışkırıyor. Kendi kendime mırıldanıyorum; bu kadar sade, bu kadar makyajsızken, böylesine saf ve güzel görünen bir başka çiçek olabilir mi?

Bu yolda olmak felsefedeki yolda olmak tanımını çağrıştırıyor bana; bu yolun sonu yokmuş da sadece… Evet yok, çünkü bilgeliğe konu olmuş tek çiçektir papatya. Tek dediğimize bakmayın. Onu hiçbir zaman tek göremezsiniz. Çünkü her zaman binlercesi bir arada salkım saçak olarak boy verir. Kökleri topraktayken koku vermez. Ama onu yerden koparıp burnuna götüren celladına ânında mis gibi kokular saçar.

Bu güzel huylu bilge papatyalarla dolu yollardan geçildiğinde güzel resimler ve mevsimler başkalaşır? Veya bu güzel resimler güzel düşüncelerin farkındalığını mı beraberinde getirir.

Bu yolda yürümek İstiklal’de yürümekten eminim çok daha güzeldir… (Bir ironik hatırlatma olarak Güres caddesinde yürümeyi saymazsak!)

Aristoteles’in öğrencileri bile bizi kıskanırdı eminim. Aristoteles ders anlatırken sürekli yürürmüş, öğrencileri de peşinden… Bu yüzden onlara peripattetikler denirmiş, yürüyenler manasına.

Aristoteles önünüzde olmasa bile, kulağınızda bir MP4 ve vokal çığlıkları eşliğinde, Teoman’ın şarkısı;

Oh Papatya,

Yüzümün haline bak,

Seninle kim kalacak,

Işıklar kapanınca?

Bu sözleri o zaman daha iyi anlayacaksınız… Papatya gibi beyaz ve ince olamıyor insanoğlu maalesef…

Bu yolda olmak tırtıl olmaya eşdeğer gibidir. Tırtılda başkalaşıp, kelebek olup kanatlanmak ister ki; aslında malum bu kanatlanmayla bir anlamda sonunu hazırlar. Papatya da fal amaçlı yaprakları diğer bir düşsel haliyle kanatları tek tek yolundukça seviyor mu, sevmiyor mu!? değil aslında soru olarak sorulan. Fal niyetleriyle ellerinde gezindiği kişilere kendi ölümüne dair sorudur sorulan. Tıpkı tırtıl nasıl kendi ölümüne kozasını örüyorsa kendine; bu yolla papatya da kendi Papatya Cumhuriyetini ilan ediyor.

Anayasasının ilk maddesi umut olan Cumhuriyet. Bilirsiniz; büyümesinden itibaren dışarıdan bir müdahale sonucu yaprak kaybına uğramadıysa, yaprak sayısı her zaman teklidir. Bu yüzden de “seviyor” umudu ile başlayan testlerde hep olumlu sonuçlara varır Papatya Cumhuriyetinin vatandaşları.

Ben bu Cumhuriyetin fahri vatandaşıyım. İnan sadece… Fal açmama gerek yok. Her bir yaprağı için yeminler ederim. Bu yolu ve bu yolda olmayı sevdiğim kadar; daha açık söyleyeyim: Hey “Papatya Cumhuriyeti!” Senin yerküre sunağın olan toprağını ve de seni seviyorum…

ismetnakipoglu@yazarvizor.com

Arama terimleri:sulanan papatya resimleri

Bu yazıyı aşağıdaki bağlantılardan paylaşabilirsiniz...
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • Reddit
  • Technorati
  • Twitter
  • FriendFeed
Etiketler: , , ,


“PAPATYA CUMHURİYETİ” için 8 tane yorum var

  1. murat varol diyor ki:

    Bütün çiçekler,
    Acinin duvarini deldiler
    Yalnizlik gurbet oldu siirlerde
    Arkadasliklar verdiler bizlere
    En içten ve bilgece
    “Bütün çiçekler…”

    Bütün çiçekler
    Bir kadinin aglayisindan geldiler
    Gözyasi bebek oldu ay vakti
    Mutlu oyuncaklar hep içimizdeydi
    En sicak ve en deli
    “Bütün çiçekler…”

    Bütün çiçekler
    El degmemis renklerini açtilar
    Çirkinlikler güzel oldu dillerde
    Bakirlikler verdiler düslere
    En masum ve kardesçe
    “Bütün çiçekler…”

    Bütün çiçekler
    Büyülü bir gelinlige döküldüler
    Kokularla büyüttüler sevgileri
    Yere düsen bir kar tanecigi gibi
    En temiz ve en diri
    “Bütün çiçekler…”

    Çiçek memeli bir kadindir bütün çiçekler
    Hayat boyunca gökyüzünü seyrederler
    Gün geceye döndügünde
    Sessizce…
    Beni ziyarete gelirler
    “Bütün çiçekler…”

    çiçekler…belkide düşsel temasını kaybetmeyen tek canlı. daha çok şiire, şarkıya konu olacak herkesin onunla kendince düşlerini süslediği rengarenk bir terapi.gözlerimin bahçelerinde açan ve gözyaşımla sulanan büyüyünce koparıp düşümdeki güzelin saçlarına taç yapıp taktığım çiçekler…ışık ve sevgiyle…

  2. servet baysal diyor ki:

    güzel site hayırlı olsun!
    Siirti gerçekten tanıtacakk resimler

    TEŞEKKURLER!!!!!

  3. Şahin ÖZBİLİCİ diyor ki:

    ’Gerçek sevginin söylenmeden, yaşamadan ve asla kavuşamadan var olabileceği üzerine’’

    Koskocaman bir bahçede harikulade çiçeklerin arasında bir papatya, aşık olmuş, yanmış tutuşmuş ak sakallı bahçıvana.
    Yüzlerce çiçeğin arasında onunla sadece onunla ilgilensin, buz gibi suyunu sadece ona döksün, sadece ona değsin makası, sadece ona gülsün dudakları.
    Kıskanıyormuş bahçıvanı kırmızı güllerden, mor menekşelerden, lalelerden, zambaklardan. Papatya sadece bahçıvan için açıyormuş bembeyaz çiçeklerini.

    Bir gün aşkı o kadar büyümüş ki, papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.Eğrilivermiş boynu.Toprağa bakıyormuş artık. Bahçıvanın sadece sesini duyuyor ayaklarını görebiliyormuş ancak. Fakat buna da şükür diyormuş , yetiyormuş ona bahçıvanın varlığını hissetmek.
    Zaman akıp gitmiş. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli epey olmuş. Ne var sanki boynunu kaldırsa bir kerecik ve yüzünü görsem diyormuş.

    İşte bir gün, bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış. İncecik bedenini ellerinin arasına almış.Elindeki sopayı köklerinin arasına toprağa sokmuş ve iple papatyanın gövdesini bağlamış sopaya. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı. Ama hala göremiyormuş onun yüzünü. Ama bedeni kurtulmuş, eğrilip toprağa düşmekten.

    Uzun bir müddet bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye. Gelen giden yokmuş. Kahrından ölecekmiş papatya.
    Ama işte bir sabah hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış. Derin bir oh çekmiş. Çılgıncasına sevdiği bahçıvanı geri gelmiş. Birden kendisine doğru gelen iki ayak görmüş. Ama gelen sevdiği bahçıvan değil başka birisiymiş. Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru, ne güzel açmışsın sen öyle demiş.
    Bu gelen gencecik yakışıklı bir delikanlıymış. Gözleri gök mavisi… Ama demiş genç adam gövden seni taşıyamıyor. Ve elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış. Bir anda başını gövdesinden ayırmış. Papatya yere düşerken hatırlamış. Sevdiği o yaşlı bahçıvanı. Birde gencecik yakışıklı delikanlıyı düşünmüş. Ve o an anlamış neden yaşlı bahçıvanı sevdiğini.

    O her şeye rağmen papatyaya emek vermiş, ona hiçbir zaman güzel olduğunu söylememiş ama onu aslında hep sevmiş.

    Papatya anlamış artık sevgi emek istermiş.

    Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini ve teşekkür etmiş ona en içten.Son yaprağı kuruduğunda artık biliyormuş neden sevdiğini.

    “SEVGİ ASLA UCUZ DEĞİLDİR”.Hele PAPATYA CUMHURİYETİ’nde yaşıyorsanız…

    ŞAHİN ÖZBİLİCİ

  4. servet olcay diyor ki:

    gördüğüm şeylerden çok etkilendim. büyük emekler verilerek hazırlandığı belli olan siirte dair bu eşsiz güzellikleri insanlığa sunduğun için sana çok teşekkür ediyorum…

  5. asi _mavi diyor ki:

    çok başarılı hayatın kareleri böyle olsa gerek gerçekler yansıtılımış

  6. Mary diyor ki:

    Pretty good post. I just came across your site and wanted to say
    that I’ve really liked reading your posts. Any way
    I’ll be subscribing to your blog and I hope you write again soon!

  7. Veysel taş diyor ki:

    Familyanın ismi yıldız şeklinde çiçekleri bulunan bir cins olan Aster türünden gelmektedir. Genellikle otsu, çok azı çalı, ağaç ve lian şeklindedirler (odunsu sarılıcı bitkiler).

    Yapraklar basit veya bileşik, stipulsuz, alternat, rozet şeklindedir.

    Çiçekler baş veya kapitulum durumlarındadır.
    Bunlarda baş birçok küçük veya florat olarak adlandırılan çiçekler; konik, küresel ya da düzleşmiş bir reseptakulum veya diskten çıkarlar. Bütün kapitulum fillari olarak adlandırılan involukral brakteler tarafından sarılmıştır. Bunlar bir veya birkaç seri halinde olabilirler veya imbrikat dizilmiş olabilirler.

    Braktenin ikinci bir tipi de (chaffy) bulunabilir. Bu yapı genel resaptakulum üzerinde bireysel çiçeklerin tabanında bulunur. Brakteler mevcutsa, resaptakulum chaffy ‘dir; mevcut değilse çıplaktır. Reseptakulum (çiçek tablası) tüyler, dikenler ve oyuklar taşıyabilir.

    Kapitulumda bulunan çiçekler hermafrodit veya tek eşeyli, (bitkiler monoik veya dioik), aktinomorf veya zigomorf yalnız bir periyant serisi iyi gelişmiştir. Kaliks pappus olarak adlandırılan tüysü şekilde ya da tamamen eksiktir. Korolla 5’li ve simpetaldır. Korolla tubular çiçeklerde aktinomorf, ligulat olanlarda zigomorfdur. Androkeum 5 stamen (erkek organ)lidir, onların anter (başçık)leri birleşik, filamentleri serbesttir (singenezik). Ginekeum 2 birleşik karpelli, tek odalı, ovaryum alt durumludur.

  8. Vedat Aydın Uğur diyor ki:

    Arkadaşlar yorumlara bakıyordum da yazdığınız yorumları başka yerden koparıp buraya yapıştırıyorsunuz.Yapıştırdığınız yorumları siz yazmışsınız gibi göstermek hiç de etik görünmüyor.

Yorum Yazabilirsiniz